İyilik Gerçekten İyi Midir?
Çoğu zaman bu iki kavramı birbirine karıştırırız. İyi bir insan olduğumuzu düşündüğümüzde, bunun herkese iyilik yapmak anlamına geldiğini varsayarız.
Uyum sağlarız. Anlayış gösteririz. Sorun çıkarmamaya çalışırız. “Ağzımızın tadı bozulmasın” diye susarız.
Peki, iyi bir insan olmak gerçekten herkese iyilik yapmak mıdır?
Sözlük tanımına bakıldığında, iyilik “karşılık beklemeden yapılan yardım” olarak tanımlanır. Bu tanıma göre iyilik; bir eylemdir, o anda yapılır ve bir ihtiyaca temas eder.
İyilik niyetle ilgilidir. Ama çoğu zaman süreklilik talep etmez.
Birine yardım edersin, bir yükü hafifletirsin, bir anı kolaylaştırırsın.Bu haliyle iyilik kıymetlidir.
Ama buradan sonra başka bir kavrama geçeriz: iyi insan olmak.
İyi insan olmak, tek tek yapılan iyiliklerin toplamı değildir. İyi insan olmak, bir duruşla ilgilidir.
İyi insan; herkese iyilik yapan değil, iyiliği neden ve kime yaptığını bilen kişidir.
İyilik bazen susmayı gerektirir. Ama iyi insan olmak, susmanın mı yoksa konuşmanın mı doğru olduğunu ayırt edebilmektir.
Çünkü sınırı olmayan bir iyilik, zamanla kişiyi yorar. Ve insan, iyi olmak adına kendi yerini yavaş yavaş kaybetmeye başlar.
Bu yüzden iyi insan olmak, herkese yardım etmek değil; yardımı yerinde, zamanında ve doğru kişiye yapabilmektir.
Kısacası; iyilik evet iyidir, ama kime yapıldığında daha da önemlidir.
Ve bazen, en doğru iyilik hiç yapılmayan iyiliktir.